Seydi

Seydi’nin Bir Kısım Hayatı

Soğuk zamanlarda doğan çocukların daha sıcak kanlı olduğuna inanıp da 4 Ocak’a denk getirmedi doğumumu annem. Malum 84 yılının Tunceli’sinde henüz öyle hesaplı kitaplı dünyaya geliş matematiği oturtulmamıştı. Öyle çocuk büyütmeyi de abartmazdı anneler. Çünkü çayırlara salma imkanı vardı o vakitler. Okullu olma zamanı geldi sonra. İlköğretim diye tanımlamadğımız zamanlarda ilkokul, ortaokul derken Seyit Şanlı Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum sonra. 11 yıllık eğitim hayatı okuldan ibaret değildi elbette. Babamın isteğle bağlama da öğrendim. O öğretiler zamanında rüzgarın beni savuracağı yerlerden çok da haberdar değildim.

Lise sonrası İzmir’de küçük kafeleri mekan edindim önce. Çalmak güzeldi oralarda ama tam profesyonel hissedemeyince geri adım atmaktan yana oldum. Attım da. Başka başka mesleklerle hayat sürdürmeye çalıştım. Fakat insanın içine müzikal tınılar yerleşti mi başka bir meslek sürdürmek çok da kolay olmuyor. Benim için de olmadı ve 2004’te yeniden müziğe başlamaya karar verdim. Bu sefer coğrafyam, yağışın bereketi katladığı Karadeniz oldu. Bir süre Zonguldak Ereğli’de müzik yapma şansı elde ettim. Araya askerlik girince uzun da zaman giriyor malum. Bu zaman, yine mesafe koydu sevdiğim işle arama.

Askerlik dönüşü Fransa’ya yerleştim. 2 yıllık bir süreçti bu. Hayatı sürdürme yolu da yine müzik dışına taşmıştı. Restoran ve inşaat işleri içinde varolmaya çalışmak yetmedi elbette. Kendime soluk alma alanı yaratmak gerekti. O dönem yaptığım bar programları da müzik yapmama imkan sağladığından böyle bir soluk alma alanı oldu benim için. İyi ki de olmuş. Çünkü o dönem birlikte çalıştığım arkadaşım beni TRT’nin bir yarışmasından haberdar edip dahil olmama vesile oldu.

 

Bu yarışma “Sen Türkülerini Söyle”ydi. Elemeler sonucu yarışmacı olmaya hak kazanınca benim için 10 haftalık özel bir serüven de başlamıştı. Her hafta müzik için mesai harcamak, sizi değerlendirme nezaketi gösteren isimlerin karşısına çıkmak özel bir müzikal süreç yaşattı bana. 10. hafta sonunda yarışmaya veda etsem de artık bu kadar içinde olduğum bir meslekten uzaklaşmanın mümkün olmadığına da karar vermiştim. Yarışmanın jürisi de olan kıymeti mühim sanatçı Zerrin Özer’in teklifi de bu kararıma büyük bir güç kattı. Onun teklifiyle 2009’da albüm yapmaya karar verdik. Aynı yıl itibariyle yurtdışındaki hayatıma bir ara verip tekrar Türkiye’ye döndüm ve o günden beri de profesyonel anlamda müzikle uğraşma ayrıcalığı yaşıyorum.

Bugüne kadar iki albüm ve iki kliple görünürlük sağlamanın dışında hayatımı bu işle devam ettiriyor olmam ve dinleyiciyle olan temasımın her geçen gün arttığını hissetmem mesleğim ve hayatım için büyük bir motivasyon olmakta. Hep bu motivasyonla yaşamak, herkesin sevdiği işle hayatını sürdürme imkanı bulması dileğim. Daha iyi bir dünya için umalım ki müzik hepimizin hayatında sonsuz olsun.

www.seydi.com.tr

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: